Koronavirüs Meslek Hastalığı Mıdır? İş Kazası Olarak Nitelendirilir Mi?

  • 23 Apr

    Koronavirüs Meslek Hastalığı Mıdır? İş Kazası Olarak Nitelendirilir Mi

    Bu yazımızda iş yaşantısını oldukça fazla etkileyen Covid-19 pandemisi, İŞ KAZASI ve MESLEK HASTALIĞI yönünden incelenecektir.

    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde ele alınan tanımında İŞ KAZASININ unsurları şunlardır;

    a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

    b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

    c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

    d) Bu Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

    e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelmiş olması gerekir,

    Bahsi geçen ihtimallerin gerçekleşmesi ile sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olay İŞ KAZASI olarak adlandırılır.

    6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatımızda “İŞ KAZASI”, “işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı ifade eder” şeklinde ifade edilmiştir.

    Bu anlatılanlar ışığında, işçinin enfekte olması durumunda yukarıda anılan şartlar sağlanıyorsa meydana gelen olay İŞ KAZASI olarak nitelendirilecektir. İşçinin işverenin talimatı doğrultusunda bir işin görülmesi için gönderildiği yerde virüs alması durumu da iş kazası çerçevesinde kabul edilecektir. Örneğin; Ekmek fırınında çalışan çırağın sokağa çıkma yasağı olduğu zamanlarda ekmek dağıtımına çıktığı esnada enfekte olması durumu iş kazası olarak değerlendirilecektir.

    Farklı iş sektörlerinde virüsün bulaşması sonucu yapılacak hukuksal nitelendirme farklılık arz edebilir. Bu noktada sağlık çalışanlarının durumu farklılık göstermektedir. Sağlık çalışanları yönünden durum MESLEK HASTALIĞI olarak nitelendirme olanağı meydana getirmektedir.

    5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 14. maddesinde MESLEK HASTALIĞI; “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri” olarak ifade edilmiştir.

    6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatımızın 3. Maddesinde ise meslek hastalığının mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalığı ifade ettiği belirtilmektedir.

     Meslek hastalığı ve iş kazası arasında en büyük fark meslek hastalığının meydana gelmesi için, bu hastalığın işçinin yaptığı veya çalıştığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebepten veya işin yürütüm şartlarından kaynaklanması gerekmektedir Bir diğer ifade ile meslek hastalığının yapılan işle veya işyeri koşulları ile ilgili olması gerekmektedir.

    Meslek hastalığı yapılan işin niteliğinden veya idaresinden kaynaklanmış olmalıdır. Bu noktada markette çalışan bir kasiyerin Covid-19 virüsüne yakalanmış olması durumunda meslek hastalığı değil iş kazası gündeme gelecektir. Buna karşı doktorlar ve diğer sağlık mensuplarının hastane koşullarında yaptıkları işin niteliği dolayısı ile enfekte olmaları halinde meslek hastalığı gündeme gelecektir.

    5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 14. maddesine göre, hangi hastalıkların meslek hastalığı olarak kabul edileceği SGK tarafından çıkarılacak yönetmeliğe göre tespit edilecektir. Bu yönetmelikte belirtilen listede bulunmayan bir hastalığın, meslek hastalığı sayılıp sayılmaması hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacaktır.

    Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin beşinci bölümü içerisinde “Meslek Hastalığı” başlıklı madde 17’de meslek hastalıklarına ilişkin liste belirtilmiş, madde 18’de de bu hastalıklar beş ana grupta toplanmıştır:

    • A Grubu: Kimyasal maddelerle bağlantılı oluşan hastalıklar

    • B Grubu: Cilt hastalıkları

    • C Grubu: Pnömonokyoz ve diğer solunuma bağlı olarak ortaya çıkan mesleki hastalıklar

    • D Grubu: Bulaşıcı hastalıklar

    • E Grubu: Fiziki etkenlere dayalı ortaya çıkan hastalıklar

     Bu listede Covid-19 yer almamaktadır. Buna karşı listede D grubu hastalıklar arasında bulaşıcı hastalıklar başlığı düzenlenmiştir. Covid-19 virüsünün Dünya Sağlık Örgütünce de pandemi olarak nitelendirildiği göz önünde tutulunca meslek hastalığı olarak nitelendirilmesi kaçınılmazdır.

    İşçinin enfekte olması halinde kendinin, bu hastalık nedeniyle vefatı halinde ise hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatı gerekmektedir, ilk inceleme SGK tarafından yapılmaktadır. SGK değerlendirmesinin ardından ilgili dosya Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’na gönderilmeli, bu kurulca hastalığın meslek hastalığı olup olmadığı tespit edilecektir. Kurul kararına karşı işçi yahut hak sahipleri iş mahkemesinde haklarının temini için dava açabilecektir.

     

    5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 13/2’de de ifade edildiği üzere çalışanın sağlık personeli olmadığı durumda iş kazası adı verilen durumun yani işçinin Covid-19 testinin pozitif olduğunun tespitinden sonraki en geç 3 iş günü içerisinde kuruma bildirilmesi gerekir. İşçinin işverenin kontrolü dışında bir yerde enfekte olması durumunda bildirim süresi işverenin iş kazası olarak nitelendirilen durumu öğrenmesinden itibaren başlar.

    6331 Sayılı ve 5510 sayılı mevzuatımızda da ele alındığı üzere, işçinin sağlık personeli olması ve bu mesleği icra ederken enfekte olması durumu MESLEK HASTALIĞI olarak nitelendirilir. Sağlık personelinin enfekte olduğunu öğrenen işveren de aynı şekilde üç iş günü içerisinde kuruma bildirimde bulunmalıdır.

    Kamu görevlilerinin hastalığa yakalanması durumunda sağlanan güvence 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu Madde 105’te ve Sağlık Bakanlığı İzin Yönergesi madde 30’da düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre meslek hastalığına tutulan devlet memuru, yani Covid-19 testi pozitif olan Devlet Memurları Kanununa tabi sağlık personeli aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın iyileşinceye kadar izinli sayılırlar.

    5510 sayılı Kanun madde 16’da yer alan İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:

    a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi.

    b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.

    c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması.

    d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi.

    e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi.

    Hastalık ve analık sigortasından sigortalıya hastalık veya analık hallerine bağlı olarak ortaya çıkan iş göremezlik süresince, günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilir.

    Covid-19 hastalığının iş kazası ve meslek hastalığı olarak nitelendirildiği durumlarda SGK tarafından sigortalı işçiye gereken sağlık yardımları yapılacaktır. Bunun dışında 5510 sayılı kanunun 18. maddesinde de ifade edildiği üzere sigortalıya tedavi süreci boyunca geçici iş göremezlik ödeneği ödenecektir. Geçici iş göremezlik ödeneği iki şekilde hesaplanır. İşçinin yatılı tedavisinde günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde ise günlük kazancının üçte biri şeklinde düzenlenmiştir.

    5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 19. Maddesindeiş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.” şeklinde bir düzenleme mevcuttur. Başka bir ifade ile sigortalının, virüs nedeniyle meslekte kazanma gücünü %10’dan fazla olacak şekilde kaybetmesi halinde sürekli iş göremezlik ödeneği öngörülmüştür.

    İşverenin işçinin bünyesinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusurunun varlığı gereklidir. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatımızın 4. Maddesinde, işverenin, sigortalıya karşı olan yükümlülükleri öngörülmüştür;

    Madde 4-) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

     a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

    b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

     c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

    ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

    d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

    İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez. İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

    İşveren Covid- 19 hastalığından çalışanlarını korumak için tüm önlemleri almakla yükümlüdür. Bu tedbirler işçi sayısı, işçilerin yaşı, yapılan işin niteliğine göre değişiklik gösterir. Örneğin küçük bir markette alınacak tedbirler ortalığın hijyenin tutulması gıdaların dikkatle satılması iken bir özel hastanede bu tedbirler maske eldiven gibi tıbbı malzemelerin eksiksiz bulundurulması, sık sık dezenfekte ortamının oluşturulması gibi değişiklik gösterir.

    MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇILMASI DURUMU

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Covid-19 salgını, bulaşıcı hastalık olması sebebiyle hastanelerde çalışan sağlık çalışanları açısından yeni bir meslek hastalığı haline gelmiştir. İŞÇİNİN COVİD-19 SEBEBİYLE ENFEKTE OLMASI HALİNDE PEK TABİ İŞVERENE KARŞI MADDİ, MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇMA HAKKI MEVCUTTUR. Bu noktada virüsün iş yerinde ya da iş yeri dışında bile olsa işverenin gözetiminde çalışma esnasında mı alındığı yoksa başka bir zamanda mı alındığının tespiti nasıl olur sorusu akıllara gelecektir. İşçinin, işverene karşı açılacak davada, işveren tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığını ve bu nedenle hastalığa yakalandığını ispat etmesi; işverenin ise, gerekli tüm tedbirleri aldığını veya işçinin söz konusu hastalığa işyeri dışında yakalandığını ispat etmesi gerekmektedir. Özellikle işçi açısından tam bir ispatın beklenemeyeceği kanaatiyle birlikte yaklaşık ispatın yeterli olacağını düşünmekteyiz. SGK tarafından meslek hastalığı teşhisi konmuş olan sigortalıya sağlanan hakların Covid-19 virüsüne yakalanan sağlık çalışanları ve yakınları içinde uygulanması gerektiği aşikardır.

     

    Av. Muhammet Fatih SÖNMEZ – Av. Merve Nur İN

     

     

    Sayfamızı Paylaşın