Kilometresi Düşürülmüş Aracın Hukuki ve Cezai Yaptırımları

  • 14 Apr

    KİLOMETRESİ DÜŞÜRÜLMÜŞ ARACIN HUKUKİ ve CEZAİ YAPTIRIMLARI

    A.    SATICININ, TÜRK BORÇLAR KANUNU AÇISINDAN SORUMLULUK DURUMUNUN İNCELENİLMESİ

    Makalemizin başlangıç kısmında da belirtildiği üzere, satıcı bu satış sebebi ile, hem cezai hem de hukuki açıdan sorumluluğu mevcuttur.

    Bu bölümde ele alacağımız bölüm, satıcının hukuki açıdan değerlendirilmesi üzerine olacaktır. Satıcı tarafından yapılan Kilometre düşürülme işlemi, alıcının tüm dikkat ve özenine rağmen tespit edilemeyebilir. İşte bu noktada sayacıyla oynanmış araçtaki ayıp veya gizli ayıp olarak nitelendirilir.

     

    1.     AYIP/GİZLİ AYIP NEDİR?

    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda da ifade edildiği üzere; “ayıp” sözleşme konusu malda bulunması gereken maddi, hukuki ve ekonomik özelliklerin mevcut olmaması başka bir ifade ile sözleşme konusu şeyin uygun şekilde kullanılmasını önemli derecede güçleştiren yahut ortadan kaldıran veya değerini azaltan eksiklikler bulunması durumudur. Ayıbın normal muayene şartlarıyla, (yani ilk bakışta görülemediği, anlaşılamadığı) ortaya çıkmadığı hallerde ise bu ayıp türüne “gizli ayıp” denir.

    6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 8. Maddesinde ise ayıplı mal tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmayan ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımayan, bu sebeple sözleşmeye aykırı mal olarak ifade edilmiştir.

    6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 9. Maddesinde ayıplı maldan sorumluluk şöyle ifade edilir; Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak teslim etmekle yükümlüdür. Alıcıya teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıplar, teslim tarihinde var sayılır ve ispat yükü satıcıya aittir. Anılan kanunda da ifade edildiği üzere kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse (Gizli Ayıp)  zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Kanunda da açıkça ifade edildiği üzere gizli ayıbın söz konusu olduğu durumlarda zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

    2.     DAVA AÇMA SÜRESİ NEDİR?

    Kilometre sayacı ile oynanmış aracı satın alan alıcıların satıcıya dava açma süresi 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Yani aracı satan kişi kilometre sayacı ile oynamasa da hatta oynandığını bilmiyor olsa da alıcı dava açabilir. Bu davanın iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekmektedir. Fakat araçtaki bu ayıp satıcı tarafından hile ile gizlenmiş ise zamanaşımı süresi işlemez. Bu noktada son satıcının kilometre sayacı ile oynaması durumunda zamanaşımı süresinin ne olacağı akla takılabilir. Böyle bir durumda sayaç ile oynamış olan son satıcı alıcıya karşı hiçbir zaman zamanaşımı def’inde bulunamaz.

    3.     AYIPLI MAL İÇİN EKSPERTİZ İNCELEMESİ ZORUNLU MUDUR?

    Ele alınması gereken diğer bir konu aracın alımından önce ekspertiz incelemesinin zorunlu olup olmadığı hususudur. Araç satın alacak kimselerin ekspertiz incelemesi yaptırmak gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır. Esas olan, satıcının ayıpları alıcıya bildirmesidir. Eğer satıcı araçtaki ayıpları alıcıya bildirmemiş ise alıcının bir ekspertiz raporu alıp almamasının hiçbir önemi yoktur. Ekspertiz raporunda mevcut olsa dahi sonradan satıcının bildirmemiş olduğu herhangi bir ayıp ortaya çıktığında satıcı sorumlu olacaktır. Ekspertiz yapılmasına rağmen ortaya çıkmamış ancak sonradan meydana gelen sorunlarda ekspertiz yapan kişilerin ve satıcının ayrı ayrı sorumlulukları mevcuttur.

    4.     ALICININ GÖZDEN GEÇİRME VE BİLDİDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ MEVCUT MUDUR?

    Alıcı satın aldığı aracı gözden geçirmek ve araçta satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun ve objektif bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı o hali ile kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz. Ancak bu tür ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmez ise satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

    5.     DAVA KİME KARŞI AÇILIR?

    Kilometre sayacı ile oynanmış araç almış olan kimseler, bu işlemin aracı kendine satan kişi tarafından değil daha önceki bir satıcı tarafından yapıldığını tespit etmiş olsalar dahi son satıcıya dava açmak zorundadırlar. Bu noktada satıcıya yönlendirilen talebin dayanağı satıcının ayıba karşı tekeffül borcudur. Eğer bu dava, son satıcıya karşı değil de önceki satıcılara karşı açılırsa şüphesiz reddedilecektir.

     

    6.     DAVA AÇMAK İÇİN ZARAR MEYDANA GELMESİ GEREKİR Mİ?

    Anılan şekilde araç almış olan bir kimsenin hukuki yollara başvurması için herhangi bir zararının doğmasına gerek yoktur. Hatta alıcı araçtan kar elde etmiş olsa dahi bu davanın açılmasına herhangi bir engel yoktur. Önemli olan mevcut durumda şartlara uygun yasal yola başvurulmuş olmasıdır.

    7.     HUKUKİ MENFAATİ ZEDELENEN ALICININ HANGİ HAKLARI MEVCUTTUR?

    Alıcı, aracı sıradan bir vatandaştan da almış olsa ya da araç alım satımını meslek edinmiş bir yerden de (Galeri v.b) almış olsa, satılanın bedelinin iadesini isteyebileceği gibi bedelde indirim yahut satılanın ayıpsız benzeri ile değişimini de isteyebilir.

     

    6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda bu durum şu şekilde düzenlenmiştir;

    Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

     1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

     2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

    3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

    4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

    Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

    Alıcı kanunda bahsi geçen seçimlik haklardan herhangi birini kullanmakta serbesttir. Ayrıca süreç içerisinde alıcının zarar görmesi durumunda bu zararını da satıcıdan tazmin etmesine hiçbir engel mevcut değildir. Uygulamada alıcıların genelde tarafımızca da isabetli bulunduğu üzere sözleşmeden dönme yahut bedelde indirim talep etme haklarını kullandıkları gözlenmektedir.

    • SÖZLEŞMEDEN DÖNME HAKKININ KULLANILMASI: Satış bedelinin iadesi hakkının kullanılması durumunda tarafların edimlerini karşılıklı iade etmesi gündeme gelecektir. Yani satıcının satım bedelini iade etmesi alıcının ise aracı, satıcıya teslim borcu doğacaktır. Fakat alıcının bedeli teslim almadan önce aracı iade etmesi düşünülemez. Aksi halde teslim tarihinden itibaren faize hak kazandığı gündeme gelecektir. Aracı elinde bulunduran alıcının bedel kendisine ödenene kadar aracı kullanmasında herhangi bir engel yoktur.

     

    • SATIŞ BEDELİNDE İNDİRİM TALEP ETME HAKKININ KULLANILMASI: Bedelde indirim talep edildiği takdirde aracın satışının yapıldığı dönemdeki ayıpsız bedeli ve ayıplı bedeli belirlenir. Bu bedeller birbirlerine oranlanarak alım bedelinden çıkartıldığında indirim miktarı objektif olarak tespit edilir. Aracın o günkü satım bedeli olarak noterde yapılan devir işlemindeki bedeli esas alınır. Bu noktada aracın satış bedelinin düşük gösterilmiş olması ispata ilişkin bir takım sorunlara yol açabilmektedir.

    B.    ARAÇIN KİLOMETRE SAYACI İLE OYNANMASI TÜRK CEZA KANUNU KAPSAMINDA SUÇ OLUŞTURUR MU?

    Araç satımında kilometre sayacı ile oynanması 5237 Sayılı Türk Ceza Mevzuatına göre “Dolandırıcılık Suçuna” vücut vermektedir. 

    Dolandırıcılık Suçu; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 157. MaddesindeHileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Satıcının aracın kilometre sayacı ile oynaması eyleminin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatma olarak değerlendirileceği hatta bu durumun alıcının zararına da neden olabileceği aşikârdır. Dolandırıcılık suçu re’sen kovuşturulan suçlardan olduğundan anılan durumun Cumhuriyet Savcısı tarafından öğrenilmesi ile kamu davası açılır.

    Kilometresi ile oynanmış, düşürülmüş araç, galeri gibi bir yerden satın alınması, ya da satıcının araç işiyle ilgili bir meslek grubunda olması ya da serbest meslek faaliyetlerini icra etmesi durumunda Türk Ceza Kanunu nezdinde bu durum, suçun nitelikli hallerinden birisine vücut vermiş olur.

    5237 Sayılı Ceza yasamızın 158. maddesinde dolandırıcılık suçunun Nitelikli Halleri düzenlenmiştir. Mevcut anlatımlarımız ışığında şu şekilde değerlendirmek mümkündür;

    Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;

    f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

    g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

    h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

    i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle

    İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

    158. maddenin f, g, h, i bentlerinde düzenlenen durum dikkate alındığında bu suçun anılan nedenlerle yahut anılan şekillerde işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık suçuna vücut verir ve verilecek ceza da bu kanun maddesine göre tahsis edilir.

                Yukarıda bu eylemin hukuki boyutunu irdeler iken ele aldığımız şekilde araçta kilometre sayacı ile oynama işlemini kim yaparsa yapsın son satıcıya karşı yasal yollara başvuruyor idik. Ancak ceza yargılamasında başta suçların ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince kilometre sayacı ile oynama işlemi kim tarafından yapılmış ise ceza davası ona yöneltilmelidir. Aksi takdirde kilometre düşürme eylemini yapmayan, belki de bundan habersizce aracı elinden çıkaran satıcı yargılamada beraat edecektir.

               

    SONUÇ

                Tüm bu anlatılanlar ışığında kilometre sayacı ile oynanmış araç satışında hukuki ve cezai olarak birçok yaptırım öngörülmüştür. Satıcı ayıbı kendisi gerçekleştirmiş olmasa hatta ayıpların varlığından haberdar olmasa dahi sorumluluğu mevcuttur. Almış olduğunuz araçta bir ayıpla karşılaşmışsanız ve satıcıya durumu bildirmenize rağmen bir sonuç alamıyorsanız hakkınızı savunmak için anlatılan tüm yollara başvurmanız mümkündür. Eğer satın almış olduğunuz ayıplı olan araç için hukuki yola başvurmazsanız aracı siz mevcut ayıpları bildirmeden sattığınızda zamanaşımı süresi içinde aracı sizden almış olan kişinin size başvurma hakkı mevcuttur. Bu nedenle satın almış olduğunuz araçta mevcut olan ayıplar için dava hakkınızı kullanmanız ve bu yola girerken de bir avukattan hukuki yardım alarak hakkınızı aramanız hem maddi zararlarınızı hem de karşı tarafın gerekli cezayı alabilmesine olanak sağlayacaktır.

     

    Av. Muhammet FAtih SÖNMEZ & Av. Merve Nur İN

    Sayfamızı Paylaşın